<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>YAZARLAR &#8211; Sıradaki Haber Tv</title>
	<atom:link href="http://www.siradakihabertv.com/kategori/yazarlar/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.siradakihabertv.com</link>
	<description>Son Dakika Video Haberleri İzle</description>
	<lastBuildDate>Thu, 26 Oct 2023 01:13:10 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.1</generator>

<image>
	<url>http://www.siradakihabertv.com/wp-content/uploads/2024/02/cropped-295610539_588597016290393_69959873956584343_n-32x32.jpg</url>
	<title>YAZARLAR &#8211; Sıradaki Haber Tv</title>
	<link>http://www.siradakihabertv.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Hipotonik Bebek(gevşek Bebek)</title>
		<link>http://www.siradakihabertv.com/hipotonik-bebekgevsek-bebek-1361h.html</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ali AYDIN]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Aug 2021 00:40:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[YAZARLAR]]></category>
		<category><![CDATA[gevşek Bebek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.siradakihabertv.com/?p=1361</guid>

					<description><![CDATA[Hipotonik bebekler koltuk altlarından tutulup kaldırıldıklarında muayene edenin ellerinin arasından kayar ve başı öne doğru düşer. Hastanın ayağı çenesine değdirilebilir.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bebeklerde gevşekliğe en sık B12, D vitamin eksikliği, hipotiroidi neden olur. 37. Gebelik hastasından önce doğan bebeklerde 8. Aya kadar geçici gevşeklik görülebilir.</p>
<p><strong>Gevşek bebeğe en sık neden olan gruplar</strong></p>
<p>1) Belirgin kas güçsüzlüğünün eşlik etmediği nonparalitik(felç olmayan) grup (Beyinden kaynaklanan gevşeklik)<br />
2) Kas güçsüzlüğünün klinik tabloya hâkim olduğu paralitik(felç olan) grup (Beyin dışı gevşeklik)</p>
<p><strong>Beyinden Kaynaklanan Gevşeklik</strong></p>
<p>Beyin bozuklukları infantlarda gevşekliği en sık nedenidir. Beyinden kaynaklanan gevşeklikte motor gelişimdeki gerilemeye zekâ geriliği, çevresel uyarılara cevap vermede azalma ve havale gibi diğer durumlar eşlik eder. Gevşekliğe rağmen kas gücü büyük ölçüde korunur. Ancak kullanılmamaya bağlı kas kaybı gelişenlerde kas güçsüzlüğü saptanabilir. Yine başparmak avuç içinde olacak şekilde yumruk yapma ve bacaklarda makaslama gibi bulgular da beyin bozukluğunun belirtisidir. Küçük kafa, büyük kafa, anormal yüz ve diğer organ anomalileri gözlenebilir.</p>
<p>Beyinden kaynaklanan gevşekliğe holoprozensefali, lizensefali, pakigri gibi beyin gyrus gelişim anomalileri gibi beyin gelişim anomalileri neden olabilir. Bebekte küçük kafa, ilaca dirençli nöbet, gelişme geriliği ve zekâ geriliği görülür.</p>
<p><strong>Kromozomal bozukluklar ve genetik sendromlar:</strong><br />
İnmemiş testis, büyüme geriliği ve daralmış şakakları, badem göz, küçük el ve ayaklar gibi bulguların eşlik ettiği Prader-Willi Sendromu’nda yenidoğan döneminde gelişen belirgin gevşeklik dikkat çekicidir. Beslenme güçlüğü de görülür. Kas tonusu bebek büyüdükçe normale döner. Hastalığın daha ileri dönemlerinde gelişen bastırılamayan açlık hissi şişmanlığa yol açar.</p>
<p><strong>Zellweger sendromu:</strong><br />
İleri derecede gevşeklik, yenidoğan nöbetleri, eklemlerde doğuştan anormal postür, anormal yüz, beyin gelişim anomalileri, karaciğer büyüklüğü, göz anomalileri, işitme kaybı, böbrek kistleri görülür.</p>
<p><strong>Lipid depo hastalıkları:</strong><br />
Yenidoğanda kaba yüz görünümü, genital bölge ve uzuvlarda şişlik, göbek, kasık fıtığı ve göz dibinde japon bayrağı manzarası, gevşeklik GM1 Gangliosidoz hastalığında görülür. Gelişimi normal olan bir süt çocuğunda zeka geriliği, hiperakuzi(aniden irkilme), körlük, gevşeklik ve büyük kafa Tay-Sachs hastalığında (GM2 Gangliosidoz) görülür. Benzer klinik durum Karaciğer, dalak büyüklüğü ve kemik deformiteleri ile birlikte gelişirse GM2 Gangliozidozun diğer bir tipi olan Sandhoff hastalığı tanısı düşünülmelidir. Her iki tip GM2 Gangliozidozisda da göz dibinde japon bayrağı manzarası görünümü vardır.</p>
<p>Ani başlangıçlı gevşeklik; hipoksi(oksijensiz kalma), kafa içi kanama, enfeksiyon ve travma sonucu gelişebilir. Prematürede (37. Gebelik haftasından önce doğan bebek) hareketlerde azalma olursa kafa içi kanama araştırılmalıdır. Yenidoğanda gevşeklik menenjitin erken bulgusu olabilir.</p>
<p><strong>Selim doğuşsal gevşeklik:</strong><br />
Hafif gevşeklik, biraz büyük kafa vardır.2 yaşından sonra düzelir.</p>
<p><strong>Beyin dışı gevşeklik</strong></p>
<p><strong>Kas hastalıkları:</strong><br />
Gevşeklik ile beraber belirgin kuvvet azlığı, derin tendon reflekslerinin kaybı, patolojik reflekslerin ve his kusurunun yokluğu durumunda tanıda birincil kas hastalıkları düşünülmelidir. Derin tendon reflekslerinde azalma kas güçsüzlüğünün derecesi ile orantılıdır.</p>
<p>Bu grupta en sık gözlenen kas hastalıkları, merozin eksik konjenital(doğuşsal) musküler distrofiler (KMD) olup anne karnında başlayan hareket azlığı, doğuşta anormal eklem postürü ile kendini gösterir. Kas güçsüzlüğü ağır olan vakalarda ilk aylarda emme, beslenme ve solunum problemleri olabilir. İskelet deformiteleri, kalça çıkıkları, beyinde periventriküler ve subkortikal beyaz cevher tutulumuna ikincil epilepsi gelişebilir. Ullrich konjenital(doğuşsal) musküler distrofiler (KMD)’de ise eklemlerde gevşeklik ve güçsüzlük, anormal eklem postürü, gövde kaslarında belirgin güçsüzlük gelişir. Konjenital myotonik distrofinin şiddetli formunda ileri derecede gevşeklik ve solunum problemlerine rastlanılmaktadır. Yenidoğanda, gevşekliğe ek olarak ters dönmüş V şeklinde üst dudak, ince yanaklar ve şakaklarda çökme belirgindir. Yaygın eklem postür bozukluğu, gastrointestinal düz kas tutulumuna bağlı gıdanın akciğere kaçması ve yutma bozuklukları sıktır. Ebeveynlerde kasılan kasın gevşeme yetersizliği, katarakt, yüz kaslarının güçsüzlüğü, başın ön bölümündeki saçlarda dökülme, değişik endokrin anormalliklerin varlığı bebekte tanı koymaya yardımcı olur. Konjenital myopatiler de gevşekliğe yol açmaktadır. Kas güçsüzlüğü, gövde kaslarının güçsüzlüğü ile beraber skolyoz ve kifoz gibi omurga deformiteleri, yüz kaslarında güçsüzlük, ince uzun bir yüz görünümü, yüksek damak ve bir kısmında rastlanılabilen göz kapaklarında düşüklük veya gözleri hareket ettirme bozukluğu görülür.</p>
<p><strong>Kas sinir kavşağı hastalıkları:</strong><br />
Ailevi infantil miyastenide; doğumda solunum yetmezliği ve beslenme güçlüğü olabilir. Göz kapaklarında düşüklük ve tüm vücutta kas güçsüzlüğü saptanabilir. Göz hareketleri normaldir.Yine miyastenili annelerin bebeklerinde de doğum sonrası geçici miyasteni gelişebilir. Solunum yetmezliği nadiren gelişip, cılız sesle ağlama, yüzde güçsüzlük, küçük bir bölümünde de göz kapaklarında düşüklük, göz hareketlerde kısıtlılık saptanabilir. İnfantil botulizmde, kabızlık ve beslenme güçlüğünü, solunum ve iskelet kaslarının güçsüzlüğü, gevşeklik, kabızlık, düşük ateş, göz kapaklarında düşüklük, göz bebeklerinde büyüme, ifadesiz yüz görülür.</p>
<p><strong>Periferik sinir hastalıkları:</strong><br />
Derin tendon reflekslerinin azalması veya kaybolması, his kusuru mevcuttur.Periferik nöropatiler genellikle daha ileri yaşlarda bulgu vermekle birlikte konjenital hipomyelinizan nöropatiler ve herediter motor-duysal nöropatilerin bazı tiplerinde süt çocuklarında gevşeklik görülür Konjenital hipomyelinizan nöropatilerde yenidoğan döneminde güçsüzlük, anormal eklem postürü gelişimi, kraniyal sinir tutulumu, iskelet kaslarında erime görülür. Déjerine-Sottas’da ise büyük göz bebekleri görülür. Periferal sinirler ele gelir.</p>
<p><strong>Ön boynuz motor nöron hastalığı:</strong><br />
Gevşeklik ile beraber belirgin kas güçsüzlüğü, derin tendon reflekslerinin kaybı, dilde erime, dil dışarı çıkarıldığında görülen dilde yılan gibi kıvrılma hareketi süt çocuğu spinal musküler atrofi (SMA) hastalığını düşündürür. Yüz kaslarında güçsüzlük yoktur ve ifade korunur. Ayrıca sosyal etkileşimleri de oldukça iyidir. SMA’nın solunum yetersizliği, konjenital ekelem deformiteleri, kırıklar, olivopontoserebellar atrofi ile birlikte görülen tipleri de tanımlanmıştır.</p>
<p><strong>Spinal kord(Omurilik) zedelenmeleri:</strong><br />
Siringomiyeli gibi omurilik deformiteleri gevşekliğe yol açabilir. Orta hatta hemanjiom(damar beni), kıllanma veya skolyoz omurilik deformiteleri için ip ucudur. Omurilik hastalıklarında idrar kesesi ve bağırsak fonksiyon bozuklukları bulunabilir. Doğum sırasında gelişen omurilik zedelenmelerinde yanlışlıkla beyin oksijensizliğine bağlanabilen gevşeklik ve total felç gelişebilir. Omurilik zedelenmelerinde duyu kusuruda görülür.</p>
<p>Beyin ve beyin dışı gevşekliğe neden olan hastalıklar</p>
<p><strong>Mitokondriyal hastalıklar:</strong><br />
Sitokrom C oksidaz veya piruvat dehidrogenaz eksikliğine bağlı gelişen Leigh sendromunda kas güçsüzlüğü, periferal nöropati, beyin ve beyincik işlevsel bozukluğuna bağlı gevşeklik gelişebilir. Hastalarda büyüme ve gelişme geriliği, solunum bozukluğu, kusma, havale, gözlerde şaşılık görülür.</p>
<p><strong>Lipid depo hastalıkları:</strong><br />
Metakromatik lökodistrofide demyelinizan periferik nöropatiye ek olarak nöbet, zeka geriliği, görme siniri zayıflaması, körlük ve geç dönemde tüm vücutta katılık ile karakterize bir klinik durum gelişir. Krabbe hastalığının erken süt çocuğu formunda da beyin ve daha az sıklıkta da periferik sinirlerin tutulumu gevşekliğe yol açmaktadır. İrritabilite, havale, beslenme problemleri de mevcut olup hastalığın ilerleyen dönemlerinde gevşekliğin yerini sertlik alır, görme siniri zayıflaması görülür.</p>
<p><strong>Glikojen depo hastalığı:</strong><br />
Asit maltaz eksikliği sonucu gelişen Pompe hastalığında beyin, omurilik ve iskelet kasında glikojen depolanması sonucu gevşeklik gelişir. Zekâ geriliği, kas güçsüzlüğü, derin tendon reflekslerinde azalma gibi bulgulara kalp kaslarının tutulumu sonucu kalp yetmezliği gelişimi de görülür.</p>
<p>Konjenital glikolizasyon defektleri (CDG):Karbonhidrat eksik glikoprotein sendromları:<br />
Gevşeklik, badem şeklinde gözler, içe dönük meme başları, gözlerde içe bakan şaşılık, kalçalarda erime, karaciğer büyümesi görülür.</p>
<p>Gevşeklik, O-glikolizasyon defektlerine bağlı gelişen Walker-Warburg sendromu, Muscle-eye-brain (Kas-Göz-Beyin )hastalığı veya Fukuyama doğuşsal kas distrofi gibi hastalıklarda da görülür. Warburg Sendromu’nda Tip 2 lizensefali, polimikrogri, serebellar malformasyonlar, posterior ensefalosel ve hidrosefali bulunabilir. Gözde ise megalokornea, buftalmus, katarakt, retinal hipopigmentasyon ve optik sinir hipoplazisi gibi ön ve arka kamara bozuklukları görülebilir.</p>
<p>Muscle-eye-brain(Kas-Göz-Beyin ) hastalığında ise klinik daha hafiftir ve kas güçsüzlüğü bir miktar düzelme gösterebilir. Pakigiri, polimikrogiri, beyin sapı hipoplazisi ve serebellar disgenezi gibi beyin bozuklukları görülür. Şiddetli myopi, glokom ve katarakt gibi göz bulguları da saptanabilir.</p>
<p>Fukuyama doğuşsal kas distrofisinde ise pakigiri, polimikrogiri ve serebellar hemisferlerde minor değişikliklere ek olarak miyopi, nistagmus, optik atrofi, kortikal körlük ve korioretinal dejenerasyon görülebilir.</p>
<p><strong>Andermann sendromu:</strong><br />
Periferik nöropati ve serebral yapıların tutulumuna bağlı gevşeklik gelişir. Korpus kallosum yokluğunun periferik nöropati ile birlikteliği tanı koydurucudur. Ayrıca hastalarda zeka geriliği ve atipik yüzde görülür.</p>
<p><strong>YAPILACAK TETKİKLER</strong></p>
<p>1) Kas enzimleri</p>
<p>2) Kas ultrasonografisi.<br />
3) Elektromyografi (EMG</p>
<p>4) Kas biyopsisi</p>
<p>5) Beyin ve omurilik MR<br />
6) Enzim çalışması<br />
7) Moleküler genetik analiz.<br />
8) İdrar ve kan aminoasitleri, kan ve BOS laktik asit, pirüvik asit, amonyak, idrarda organik asit ve serumda çok uzun zincirli yağ asitleri düzeyinin tayini metabolik hastalıklarda tanıya yardımcıdır.</p>
<p><strong>TEDAVİ</strong><br />
Gevşekliğe yol açan myastenia gravis, organik asidemiler ve diğer metabolik hastalıklar, toksik, endokrin ve enfeksiyöz nedenlere yönelik yerine koyma, kısıtlama ve değişik ilaç tedavileri gibi tedaviler başarılı sonuç vermektedir. Hastalıkların seyri sırasında gelişen nöbetlerin tedavisi, iskelet deformitelerinin gelişmesini veya ilerlemesini önlemek için fizik tedavi egzersizleri, kalıcı deformitelerde düzeltme cerrahisi, solunum problemleri için fizik tedavi ve gerekirse yardımcı solunum aleti uygulamaları, ağızdan beslenme problemleri varsa gastrostomi ile besleme gibi destek tedavileri yapılabilmektedir.</p>
<p>Depo hastalıklarından Tip1 Gaucher hastalığı enzim replasmanı ile tedavi edilmektedir. Diğer konjenital kas ve sinir hastalıklarında gen tedavisi konusunda araştırmalar sürmektedir.</p>
<p><strong>PRENATAL(ANNE KARNINDA) TANI:</strong><br />
Kas hastalıklarında, hastanın klinik tanısı moleküler genetik metodlar veya immünfloresan inceleme ile doğrulanabilirse bir sonraki gebelikte diğer bebeğe prenatal tanı konulabilmektedir. Merozin eksik doğuşşsal kas hastalığı ve Ullrich doğuşsal kas hastalığında korion villus örneklerinin immünfloresan boyanması ile ya da direkt olarak hastada saptanan genetik defektin fetüs(anne karnındaki bebekte) DNA’sında araştırılması ile prenatal tanı yapılabilir. Spinal musküler atrofi ve diğer nadir kalıtsal hastalıklarda moleküler genetik analiz ile prenatal tanı konulabilir. Organik asidemilerde amnion sıvısı analizi, depo hastalıklarında da amnion sıvısı analizi, amniotik sıvı hücre kültürleri, direkt korion villus hücrelerinde ya da kültürlerinde enzim aktivitesi çalışılarak prenatal tanı konulabilir. Bu hastalıklarda da hastadaki genetik defekt gösterilmişse, fetüs DNA’sında mutasyon veya linkage analizi ile çalışılarak anne karnında tanı yapılabilir.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Faizsiz Ekonomi Modeli</title>
		<link>http://www.siradakihabertv.com/faizsiz-ekonomi-modeli-1351h.html</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Şener MENGENE]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Aug 2021 23:45:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[YAZARLAR]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Faiz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.siradakihabertv.com/?p=1351</guid>

					<description><![CDATA[Döviz, faiz ve borsa eksenli gelişmekte olan ülkelerin ekonomileri sürekli açık vererek kırılgan hale geliyor. Bu nedenle Faizsiz Ekonomi Modeli yeniden gündeme geldi. Pandemi ile birlikte ağırlaşan ekonomik tablo Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeleri ciddi olarak etkilemekte, hane halkı alım gücünü de önemli ölçüde düşürmektedir.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler küresel döviz, faiz, ilaç, gıda, silah, teknoloji ve enerji lobisine bağımlı hale getiriliyor. Yapılan bütün mal ve hizmetler faizi ödemeye bile yetmemektedir. Bu nedenle yeni ve Faizsiz Ekonomi Modeli acil ve önemli bir ihtiyaç olarak yeniden gündeme gelmiştir. Bu konuda daha önce uygulanmış ve uygulanmakta olan çok sayıda yöntem ve sistem uygulanabilir. Faizsiz Ekonomi Modeli, adil ve insani bir ekonomi modeli olarak uygulanmalıdır.<span id="more-1351"></span><br />
Faizsiz Ekonomi Modeli konusunda çeşitli yaklaşımlar var. Mikro ve makro olarak iki madde olarak ele alınabilir. 1. Reel sektör, mal ve hizmet piyasaları. 2. Finans Sektörü, para menkul kıymet piyasası gibi iki boyutlu süreç aynı anda işletilmesi gerekiyor. Reel sektör ve serbest piyasa; barter ve trampa gibi mal ve hizmet üretimi, gıda ve tarım ürünlerinin dağıtımı, değişimi gibi takas yöntemini kullanabilir ve “Medine Ortak Pazarı” gibi bir ortak pazar oluşturulabilir.<!--more--><br />
Koronavirüs sonrasında ağırlaşan ekonomik tablo ile ülkeler İMF gibi yapılara mahkûm edilmektedir. Bu nedenle ülkeler birlik olup “Faizsiz Ekonomi Modelini” geliştirmelidir. Bizim bu konuda köklü bir geçmiş tecrübemiz var. “Ahi teşkilatları” gibi gümüzde üretime yönelik kooperatif, esnaf ve sanatkar ve meslek odaları gibi kurumlarla sağlanabilir. Finans sektörü ve menkul kıymet piyasaları ise; faizsiz swap ve diğer uluslararası hizmetleri işlem ücreti, aracılık ve danışmanlık hizmetleri ile faiz kullanmadan bu işlemleri gerçekleştirebilir.<!--more--><br />
Mevcut küresel sistem tüketime dayalı döviz ve faiz ile çalışmakta, üretim ve ticaret faize endekslenmiştir. Bu sistem aşılabilir. Medine Ortak Pazarı ve Ahi Ekonomi Modeli gibi bir örnek üzerinden hem mal ve hizmet ticareti hemde faizsiz finans hizmetleri sunulabilir. Dünya da gündeme geldiği gibi ülkemizde de gündeme gelmiştir. Çok sayıda önemli isim bu alanda çalışmıştır. Faizsiz Ekonomi ve faizsiz Bankacılıkta Merhum Başbakan Necmettin Erbakan Hoca 1970’lerde bir çalışma yaptı ve engellendi. 54. Hükümette 11 ayda “Havuz Sistemi” ile denk bütçe yapmayı başardı. “Adil Düzen ve Havuz Sistemi” geliştirilebilir.<!--more--><br />
Mevcut Bankalar başta olmak üzere; İslam Kalkınma Bankası, Merkez Bankaları, Darphane ve İller Bankaları, Kamu, Özerk ve Özel Bankalar, Katılım. Bankaları, Borsalar bu sistemde faiz uygulamadan kâr elde ederek insani ve ahlaki bir sistemi devam ettirebilirler. Alternatif olarak, faiz yerine kâr payı veya farklı bir uygulamada olabilir. Borç senedi olarak da düşük oranda sukuk kullanılabilir. Bazı teknik detaylar var üzerinde çalışılması lazım. Bunlar aşılabilecek sorunlardır.<br />
Üretime dayalı, değerleme ve değişim aracı olarak dünya çapında geçerli bir merkezi para birimi olabileceği gibi yerel para birimleri de kullanıl anılabilir. Banknot gibi kağıt para olabileceği gibi altın, gümüş, bronz, bakır, demir gibi madeni paralarda kullanabilir. Bu konunun, gerçekleşmesi için komplike bir yapı gerekiyor. Banka, para, borsa, oda dışında, barter, trampa ve swap gibi takas yöntemleri, dijital para ve dijital sistemler ve diğer seçenekler ‘de kullanılabilir.<br />
İMF, Duyûn-i Umumiye, Moratoryum ve Konsolidasyona gitmemek için “Faizsiz Ekonomi Modeline” geçilmelidir. Uluslararası boyutu D-8, İİT, Türk Birliği, Arap Birliği, ASEAN, İSEDAK gibi, ayrıca Devlet ve Hükümet, Kamu ve Özel Sektör, İş İnsanları, Sanayiciler Organize Sanayi Bölgeleri ve Kooperatifler, Odalar, Borsalar, Girişimciler, Yerel Yönetimler, Üniversiteler, Medya ve Sivil Toplum Kuruluşları boyutları ile bütün bir sistem olmalıdır. Yeni bir başlangıç yapmanın tam zamanı. Güçlü bir Türkiye için biz hazırız.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Samimiyet Ve Mahremiyet</title>
		<link>http://www.siradakihabertv.com/samimiyet-ve-mahremiyet-1347h.html</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Şirvan YÜCEL]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Aug 2021 23:37:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[YAZARLAR]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.siradakihabertv.com/?p=1347</guid>

					<description><![CDATA[Samimiyet, mahremiyet ve güven bu unsurlar insan hayatında önemli yer tutar. Bunlardan biri olmazsa her şey eksiliyor. Benim de çok önem verdiğim bu üç konuyu sizinle paylaşmak istedim. Özellikle samimiyet ve mahremiyet konuları beni oldum olası aşırı etkileyen unsurlar olmuştur.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span id="more-1347"></span><br />
İnsan hayatında samimiyet, mahremiyet ve güven hayati yer tutuyor. Hepsi çok özel ve önemli unsurlar.<br />
Aslında şu bir gerçek samimiyet ve mahremiyetin olduğu yerde güven kendiliğinden akıyor. Bunlar benim içimden geçenler. Bu önemli ve bir o kadar hassas konuyu Dünya Değişim Akademisi Uzmanlarına sorduk doğrusu bilgiler beni derinden etkiledi içime aktı ve benimle bütün haline geldi.<!--more--><br />
Bu eşsiz, derin bilgileri sizlerle de paylaşmak çok isterim. Eminim sizde kendinizden bir şeyler bulacaksınız. Şimdi söz Uzmanlarımızda. ”İnsanın içsel dünyası mahremiyet diyarıdır. Bu içsel mahrem dünya kendine has güzellikler içerir. İnsan insan sevişirken gözlerini kapatıp bu mahremiyet diyarına dalabilir ve içsel güzelliklerin tadını çıkarabilir. Sevişirken gözlerini kapa, tamamen tamamen iç dünyanla uyumlu hale geleceksin. Derin bir samimiyet oluşacak, aşk çiçek açacak ve mahremiyetin tadını çıkaracaksın.<!--more--><br />
Karanlıkta samimi olmak daha kolaydır çünkü beden zihin ve duygular kendini açar, aydınlıkta ise gizlenmeye çalışır. Karanlıkta çıplaklıktan utanmazsın ama ışıkta utanırsın. Karanlıkta samimiyet mahremiyetle uyumlu hale gelir aydınlıkta ise ayrılır. Samimiyet mahremiyetle uyumlu hale gelince iç dünyanın derinliklerinde saklı olan şeyler açığa çıkar. İç dünyanın derinliklerinde saklı olan mahremiyet çiçeği açmaya başlar. Mahremiyet tohumu açık toprağa bırakılırsa asla filizlenmez. Bu tohumu toprağın sahibinin karanlık derinliklerine bırakmak gerekir. O zaman mahremiyet tohumu filizlenmeye başlar ve kocaman samimiyet ağacına dönüşür.<!--more--><br />
Mahremiyet karanlıkta beslenmelidir ki, samimiyet ışığı çıksın. Tohumun filizlenmesi için toprağın derinliğine ve karanlığına ihtiyaç var. Tıpkı bunun gibi samimiyetin oluşması için ortaya çıkması için mahrem bir zemin olmalıdır. Mahrem bir zeminde hareket eden iki insan arasında samimiyet oluşmaya başlar. Samimiyet ve mahremiyet sayesinde iki insan arasında bir birlik oluşmaya başlar. Artık kendilerini bütünleşmiş bir organizma gibi hissederler. Samimiyet ve mahremiyet aracılığıyla, birbirlerini seven iki insan derin bir uyum yaşarlar. İşte samimiyetin getirisi budur. Sevdiğin insanın içinde erimek ve onunla bir olmak. O zaman yabancılık hissi kaybolacak ve birlik ortaya çıkacaktır. Birlikteliğin anlamı budur – samimiyet sayesinde birbirinin içinde eriyerek birlik teşkil etmek. Samimiyet kendini bırakmak ve kendinden geçmek yani kendinden başkasına geçmektir. Fakat kendinden başkasına geçmek için mahremiyete ihtiyaç var çünkü bunu üçüncü kişinin önünde yapamazsın.<!--more--></p>
<p>Samimiyetle desteklenen mahremiyet sayesinde varlığın derinliklerinde mevcut olan tüm güzellikler ortaya çıkar. Samimi bir ilişkinin derinleşmesi için mahremiyete ihtiyaç vardır. Açık olmak muhteşem bir şey ama gizli kalması gereken şeylerde var. Gizlilik seni gizemli yapar – bu da aşkın bir parçasıdır. İçerisi sağlam olmalıdır ki, dışarısının meydan okumaları kabul edilebilsin.<!--more--></p>
<p>Evin iç yapısı güçlü olmalıdır ki, dışarıdaki rüzgâr, yağmur ve fırtına içeri sızıp huzuru bozmasın. Tıpkı bunu gibi içeride ki samimiyet dışarıdaki samimiyet mutluluk verici olsun.”</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Annem Karım Kızım</title>
		<link>http://www.siradakihabertv.com/annem-karim-kizim-1340h.html</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dilek KİREMİTÇİ]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Aug 2021 23:26:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[YAZARLAR]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.siradakihabertv.com/?p=1340</guid>

					<description><![CDATA[Her malın zekatı olduğu gibi bunun da zekatını vermek zorunda hissediyorum kendimi.Kendi çapımda eğitim çalışmaları yapıyorum kah gazete yazılarımla kah TV programlarımla kah kitap yazarak bu bilgileri aktarmaya çalışıyorum.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sevgili hocalarım …Okuldan mezun olurken bu bilgileri nasıl kullanacağımızı gösterdiniz. İlmek ilmek işlediniz bizi. Hatta sosyal medyadan her saniyenizi hala bize harcıyorsunuz ve uyarılarda bulunuyorsunuz. Hala bize eğitim veriyorsunuz.<br />
Sevgili anneciğim. Artık 88 yaşında ama O bile hala eğitim veriyor .<br />
Sevgili kızım ise arkadaşları arasında son derece aranan birisi oldu. Okulunda çok başarılı bir öğrenciydi ve aynı başarısı devam ediyor. Sosyal zekasını kullandırmaya çalıştım hep akademik zekasının yanında ve muazzam bir birey oldu. Sağduyulu,merhametli,kararlı,ısrarcı…<span id="more-1340"></span><br />
Buraya kadar her şey güzel. Sonuç eğitim şart diye çıkıyor.<br />
Bugün kadınlığımdan, okumuşluğumdan, Türklüğümden utandım. Neyin eğitimini alamamış bir annenin yetiştirdiği bir çocuk bu …Yoksa anne verdi her şeyi de çocuğun psikolojisi mi bozuktu…İnşallah gelininden yana olmuştur bari o kayın valide anca bu affettirir onu benim gözümde…Yazıklar olsun be insanlık…yazıklar olsun be şehirde oturmak…Yazıklar olsun kalabalık yerler…Yazıklar olsun…yazıklar olsun…Yazıklar olsun bürokrasi…Yazıklar olsun…Yazıklar olsun…<!--more--><br />
Nasıl bakacaksınız milletin yüzüne nasıl…Bu kaçıncı kadın…Bürgün siz de aynı korkuya ve sona yaklaşırsın inşallah buna destek veren erkekler…Bu ne vahşettir…Bu ne zalimliktir…Siz bir kız evladın o boya ve posa gelene kadar gene bir kadının neler çektiğini biliyor musunuz…Sizin anneniz de kadındı…Uzaydan gelmediniz…<!--more--><br />
Her şeyi bırakın annesi gözünün önünde katledilen o çocuğun psikolojisi ne olacak…Yazıklar olsun tekrar tekrar yazıklar olsun…</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gerçekten Koruna-biliyor Muyuz? “Çapraz Bulaşma”</title>
		<link>http://www.siradakihabertv.com/gercekten-koruna-biliyor-muyuz-capraz-bulasma-1332h.html</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Canan AYDIN]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Aug 2021 23:11:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[YAZARLAR]]></category>
		<category><![CDATA[Çapraz Bulaşma]]></category>
		<category><![CDATA[Çekten Koruna-biliyor Muyuz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.siradakihabertv.com/?p=1332</guid>

					<description><![CDATA[Son günlerde Hijyen konusu, yaşadığımız küresel salgın nedeniyle en çok konuşulan konulardan biri haline geldi. “Korona öncesinde hijyen kurallarına çok dikkat etmiyormuşuz”, “Aslında hiç temiz yaşamıyormuşuz” vb. düşünceleri veya “Acaba gerçekten korunabiliyor muyuz?”, “Hijyenik bir ortam sağlayabiliyor muyuz?” sorularını hemen hemen her gün kendimize, etrafımıza ya da konuyla ilgili bilgili kişilere sorar olduk.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hijyen denince aklıma gelen en önemli konulardan biri <strong>“Çapraz Bulaşma”</strong>. Etkili bir hijyen sağlamak istiyorsak, çapraz bulaşmayı önlemek hayatımızın olmazsa olmazları arasına girmeli.<span id="more-1332"></span></p>
<p>Peki nedir çapraz bulaşma? Kısaca, kirli olandan temiz olana bulaşma olması ,diye tarif edip, Korona ve hijyenle ilgisinin ne olduğuna örnekler ve sorularla değinelim. Ellerimizi sık sık yıkamamız gerektiğini hepimiz biliyoruz ancak ellerimizi yıkadıktan sonra, biraz önce kirli ellerle dokunduğumuz ya da olur olmadık her yere koyduğumuz telefonumuza tekrar dokunduğumuzda ellerimizin çapraz bulaşma (kirli olan telefondan temiz olan elimize kirlerin tekrar bulaşması) sebebi ile yine kirlendiğini biliyor muyuz? Başka bir örnekle, dışarıdan kirli kıyafetlerle eve geldiğimizde ellerimizi yıkadık ancak bir soluklanmak için kıyafetlerimizi çıkarmadan koltukta beş dakika oturduk veya hal hatır sormak için ev halkı ile oturup biraz muhabbet ettik diyelim, sonrasında duş alıp, kıyafetlerimizi değiştirip geldiğimizde ve az<br />
önce kirli kıyafetlerimizle oturduğumuz yerlere tekrar oturduğumuzda temiz kıyafetlerimiz tekrar kirlenecek.<!--more--></p>
<p>Peki ne yapmalı? Ellerimizi yıkadığımızda, elimize en çok temas eden telefon, masa, kalem vb. eşyalarımızı da dezenfekte etmeli, eve girdiğimizde hiçbir yere oturmadan üzerimizi değiştirip ve kirli kıyafetleri temiz yerlere bırakmadan, hızlıca kirli torbasına veya makineye atıp, duşumuzu alıp, alışveriş yaptığımızda dışardan gelen kirli ambalajları temizlemeden evdeki temizlerin yanına koymayıp, maske kullandığımızda maskemizi kolumuza takmak veya cebimize koymak yerine yemek yedikten, bir şeyler içtikten sonra yenisi ile değiştirip, eldiven kullanacaksak bütün gün aynı eldiven elimizde dolaşmayıp sık sık eldivenleri değiştirerek bir nebze de olsa çapraz bulaşmanın önüne geçmiş oluruz.<!--more--></p>
<p>Çapraz bulaşma kavramını devamlı olarak göz önünde bulundurarak birçok durumda uygulayabilir, zaten temizlediğimiz şeylerin tekrar kirlenmesini önlemiş ve daha fazla korunmuş oluruz, Hepimize sağlıklı günler dileklerimle,</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
